Genel Kurul konuşması · ULUSLARARASI ANLAŞMALARA İLİŞKİN KANUN TEKLİFLERİ
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının Otuz Birinci Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Yirmi Birinci Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Sekizinci Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Kamil Aydın(MHP)30 Temmuz 2026118. Birleşim
Konuşma metni
MHP GRUBU ADINA KAMİL AYDIN (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kısaca "Taraflar Konferansı" olarak adlandırdığımız COP31 İklim Zirvesi'nin tarihi, kültürü, iklimi ve doğasıyla müsemma mavi vatanımızın incisi Antalya'da düzenlenmesine ilişkin anlaşmanın onaylanmasına yönelik konuşmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, uluslararası bağlamda bir ülkenin etkin ve yetkin olmasının birçok açık ve örtülü kriter ve göstergesi bulunmaktadır. Bunlardan biri de söz konusu ülkenin farklı kurumlar, kurallar ve yapılar yoluyla küresel amaç ve hedeflere odaklı kurumsal üstyapılar içerisindeki varlığı, işlevi ve katkılarıyla bağlantılıdır. Somutlaştırmak gerekirse, Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, NATO, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve bu yapıların doğal uzantıları olan parlamentolar ayağında düzenlenen organizasyonlarda üstlenilen görev, sorumluluk ve hizmetlerde katkı sağlayan ülkelerin bu katkıları aynı zamanda uluslararası saygınlıklarının önemini belirleyici açık ve net bir göstergesidir. 21'inci yüzyıl lider ülke Türkiye yüksek vizyonuna paralel olarak Türkiye Cumhuriyeti devletinin başta Türk dünyası ve İslam ülkeleri nezdinde olmak üzere, uluslararası üstyapıların birçoğuna kurumsal merkez olma veya şubeleşme yoluyla ya da onların üst düzey küresel organizasyonlarına ev sahipliği yapmak şeklinde katkı sunmak kaydıyla küresel boyutlu uluslararası yüksek bir kalibre ve yetkinlik kazandırdığına tanıklık etmekteyiz. Bunun en somut, en son ete kemiğe bürünmüş hâlini Ankara'da düzenlenen NATO zirvesinde yüksek bir tensip, tesir ve takdir eşliğinde açık ve net bir şekilde gördük. İşte, benzer bir sonuca matuf bu tarz uluslararası önemli bir etkinlik örneği de 9-20 Kasım tarihleri arasında mavi vatan Akdeniz'in incisi gözde turizm merkezi Antalya'mızda düzenlenecek COP31, diğer ismiyle Taraflar Konferansı bağlamında iklim değişikliği niteliğindeki bir toplantıda ele alınacaktır.
Sayın milletvekilleri, anlaşma ülkemiz adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çevre Sözleşmesi Sekretaryası İcra Sekreteri Simon Stiell tarafından 9 Haziran 2026 tarihinde Bonn'da karara bağlanmış, akabinde Dışişleri Komisyonumuzda temmuz ayında enine boyuna tartışılarak bir karara bağlanmış ve bugün de Genel Kurulumuzda ele alınmaktadır. Çok yakın bir gelecekte düzenlenecek olan ve çok geniş katılımlı COP31 İklim Değişikliği Konferansı öncesinde gerçekleştirilecek hazırlık toplantıları için gerekli mekân, tesis, ekipman, altyapı ve hizmetlerin Türkiye tarafından Sekretaryaya ücretsiz olarak sağlanmasını, konferansa katılacak taraf ve gözlemci devlet temsilcileri, Birleşmiş Milletler ve ihtisas kuruluşları yetkilileri ile diğer katılımcılara gerekli ayrıcalık ve muafiyetlerin tanınmasını, bu kapsamda vize ve ülkeye giriş işlemlerinin kolaylaştırılmasını ve konferansın çevre yönetimi standartları ile sürdürülebilirlik ilkelerine uygun şekilde gerçekleştirilmesini öngören anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunmasının ülkemiz adına uluslararası boyutta ve bağlamda önemli kazanımlar sağladığı açık ve sarihtir. COP31'in yalnızca bir konferans değil gelecek nesillere sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya bırakma adına bir sorumluluk olarak görüldüğü ve bu anlamda 17 Kasım 2026 tarihinde düzenlenmesi planlanan parlamenterler toplantısıyla yüce Meclisimizin de bu tarihî sürecin doğrudan paydaşı olacağı açıktır. Antalya'da yapılacak konferansa 197 ülkeden 100 binin üzerinde bir katılım beklendiği, ilk hafta liderler zirvesi olacağı ve liderler zirvesinde 100'e yakın liderin burada ağırlanmasının beklendiği, ikinci hafta üst düzey bakanların oturumlarının yapılacağı ve ülke delegasyonu olarak 25 ile 30 bin katılımcının beklendiği, teknik müzakere odalarında bütün konuları konuşan yaklaşık 5 ila 6 müzakerecinin olacağı ifade edilmektedir. Yine, ikinci haftada, diğer bütün ülke bakanlarının katılımıyla binin üzerinde bakanın katılacağı bu etkinlikte ülkemizin taahhüt ettiği herhangi bir para söz konusu olmadığı gibi, Türkiye'nin dünyanın en büyük iklim müzakerelerinin ev sahipliğini üstlendiği ve iki hafta boyunca küresel iklim gündeminin merkezi olacağı açıktır.
Sayın milletvekilleri, Türkiye'nin COP adaylık sürecinin çok önemli bir konu olduğu ve bunun sadece çevresel bir mevzu olarak değil aynı zamanda bir kalkınma meselesi olarak görülmesi gerekir çünkü bu platformun, başta finans yönetimi, teknoloji yönetimi, uluslararası finans akışlarının yönetimi olmak üzere birçok şeyi kapsayan bir platform olduğunun çok açık ve sarih bir şekilde farkındayız. Dolayısıyla ülkemizin COP31'den önemli beklentilerinin olmasının yanı sıra, iklim finansmanının en önemli müzakere konularından biri olduğu konusunda hemfikiriz. Uyum finansman konusunun ülkemizi doğrudan etkileyen hususlardan biri olduğuna ve karbon ticareti konusunun artık dünyanın yöneldiği yeni bir sektör hâlini aldığına tanıklık etmekteyiz. Öte yandan, adil geçiş konusu, ülkemizin mirası olabilecek bir meseledir ve bu adil geçişle eski teknolojilerin, eski yatırımların, eski meslek deneyimlerinin veya edinimlerinin bir kenara bırakılması gerektiği; yeni teknolojilere, yeni alanlara geçilmesi ve yeni mesleklerin ortaya koyulması gibi hususların da dikkate alındığı bir platformdur aynı zamanda. Dahası, Azaltım Çalışma Programı'nın bugünün önemli alt başlıklarından biri olduğunu ve iklim değişikliğinin günümüzde oldukça hissedilir bir seviyede bulunması ve bununla ilgili indikatörlerin, süreçlerin, yatırımların ve finans akışlarının şekillendiğini hep birlikte görüp tanıklık etmekteyiz.
Dolayısıyla "önce ülkem ve milletim" şiarını her bağlamda genel bir siyasi tutum ve davranış ilkesi olarak benimseyip eyleme dönüştüren Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına bu önemli anlaşmayı destekleyip onayladığımızı ifade eder, yüce heyetinizi saygılarımla selamlarım. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Kaynak: www.tbmm.gov.tr · 14 Ekim 2026 tarihinde alındı · Genel Kurul konuşmaları listesi
Kaynak: www.tbmm.gov.tr · 14 Ekim 2026 tarihinde alındı · Konuşma metni