Kleptokrasi
Menü

Genel Kurul konuşması · ULUSLARARASI ANLAŞMALARA İLİŞKİN KANUN TEKLİFLERİ

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının Otuz Birinci Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Yirmi Birinci Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Sekizinci Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Şenol Sunat(İYİ Parti)30 Temmuz 2026118. Birleşim

Konuşma metni

İYİ PARTİ GRUBU ADINA ŞENOL SUNAT (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Evet, Türkiye, kasımda Antalya'da dünyanın en büyük iklim organizasyonlarından birine ev sahipliği yapacak, İYİ Parti olarak destekliyoruz ama bu ev sahipliğinin ülkemiz için önemli diplomatik fırsatlardan biri olduğuna da inanıyoruz da burada bir uyarımız olsun: NATO toplantısında Ankara'yı boşaltmıştınız; inşallah, Antalya'yı da bu uzun sürede, 9 ila 20 Kasım arasında boşaltmaya kalkmayın, turizme de ket vurmayın diye uyarıyoruz sizleri. (İYİ Parti ve Yeni Parti sıralarından alkışlar)

Evet, bu organizasyonun kusursuz ve büyük bir başarıyla geçmesini canıgönülden diliyoruz. Bu nedenle, bugün burada, sekretarya bütçesini veya teknik harcama kalemlerini değil Türkiye'nin iklim vizyonunu konuşmak isterim. Zira cevabını bulmamız gereken asıl soru şu: Bu zirve bittiğinde Türkiye ne kazanacak? Daha güvenli şehirler mi, daha güçlü bir tarım politikası mı, daha dirençli bir ekonomi mi, sosyal açıdan çevre dostu bir kalkınma mı yoksa sadece birkaç hatıra fotoğrafı mı? Uluslararası zirveler ışıltılı birer vitrin olarak kalmamalı değerli milletvekilleri, iyi bir gelecek inşa etmeli. Bunun için, dünya liderlerini Antalya'da ağırlamadan önce dönüp bu Meclisin kendi ev ödevlerini de yapıp yapmadığına bakmamız gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, bu tür uluslararası anlaşmalar bu Meclis çatısına ilk defa gelmiyor. 1996'da Türkiye İstanbul'da Birleşmiş Milletler Habitat II İnsan Yerleşimleri Zirvesi'ni düzenledi. Ülkemiz için dönemin en büyük, en görkemli küresel etkinliklerinden biriydi, vitrin de çok güzeldi, harikaydı, Türkiye İstanbul Deklarasyonu'na ve Habitat II Gündemi Politika Belgesi'ne de imza attı. Taahhüt neydi? "Her vatandaşa sağlıklı, güvenli, adil ve sürdürülebilir kentler, insanca barınma hakkı sağlayacağız." denmişti. Peki, sonra ne oldu? Türkiye imzaladığı tüm taahhütleri unuttu. Bu ihmalkârlığın bedelini sırasıyla Marmara'da, Bingöl'de, Van'da, Elâzığ'da, İzmir'de ve son olarak 6 Şubat depremlerinde ödemedik mi? Feryatlar hâlâ kulaklarımızda. Habitat Zirvesi şu dersi vermişti: Uluslararası zirveler tek başına şehirleri güvenli, ekonomileri dirençli veya toplumları hazırlıklı hâle getirmiyor; asıl farkı, zirve esnasında değil öncesinde ve sonrasında yapılan reformlar oluşturuyor.

Sayın milletvekilleri, aynı hatayı bugün, COP31 öncesinde de yapıyoruz. Tarih tekerrür etmesin diye buradan uyarıyorum: İklim zirvesine ev sahipliği yapma kararlılığını gösteriyoruz, güzel ama Meclis olarak halkın hayatını doğrudan ilgilendiren yasaları ısrarla çıkarmıyoruz. İklim Zirvesi öncesinde Meclisimiz iklim sorunlarıyla ilişkili yasama gündemini derhal tamamlamak zorundadır. Su kanunu nerede? Bütünleşik taşkın kanunu nerede? Biyolojik çeşitlilik ve doğanın korunmasıyla ilgili yasalar neden çıkmıyor? Adil geçiş mekanizması neden rafta bekletiliyor? Suda kayıp ve kaçak oranlarını azaltacak sert tedbirler için neyi bekliyoruz? Arıtma tesislerimiz yetersiz durumda, bu yatırımlar için neden kaynak ayrılmıyor? Katı atıkların ayrıştırılmasını yaygınlaştıracak adımlar neden yok? Ulaşımda yaşlı ve yüksek emisyonlu araçların yenilenmesini sağlayacak hurda araç yenileme teşvikleri neden Meclis gündemine gelmiyor? Sanayicimizin rekabet gücünü koruyacak yeşil dönüşüm mevzuatı ne zaman tamamlanacak? Gençlerimizi, dönüşen ekonominin dışında bırakmayacak yeşil yaka istihdamı ve mesleki dönüşüme ilişkin düzenlemeler hani nerede? Türkiye'yi yenilikçi teknolojilerde üretim ve AR-GE üssüne dönüştürecek yeşil teknoloji geliştirme bölgeleri konusunda neden adım atılmıyor?

Türkiye, Cumhurbaşkanının inisiyatifiyle, 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşacağını açıkladı; bunu, sanayide devleşmiş ülkelere de bakarak değerlendirmenin doğru olduğunu buradan ifade etmek isterim yani büyük ülkeler bundan kaçınırken gelişmekte olan ülkemizde öyle öne atılmanın da bu konuda zorluğundan bahsetmek isterim. Bunun yol haritası yok ama kömürden çıkış konusunda tarih planlamanız nerede? Bakınız, ben burada teknik analiz yapmıyorum, ülkemiz için politika önceliklerini değerlendiriyorum. İklim meselesi artık soyut bir çevre meselesi olmaktan çıktı; vatandaşın gıda fiyatı, hanelerin enerji faturası, çiftçinin mahsul verimi, sanayicinin rekabetçiliği, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği, kadınlarımızın istihdam güvencesi; Türk milletinin ekmeği, suyu, geliri oldu. Tüm bunlar için Meclis olarak adım atmak zorundayız.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde iklim değişikliğinin negatif etkileri giderek artıyor. Orman yangınları tetikleniyor, yangın sezonu uzuyor. 2024'te kuraklıkla mücadele ettik, 2025'te 65 şehrimizi don vurdu, bu yıl ise sel ve taşkınlarla karşı karşıya kaldık. Tüm bunlar gıda güvenliğini, su güvenliğini, enerji güvenliğini, millî güvenliği tehdit ediyor. Meclis olarak, bahsettiğim temel yasaları çıkarmayarak vatandaşın cüzdanını, ülkemizin kaynaklarını korumasız bırakıyoruz. O nedenle, İYİ Parti olarak iklim krizi karşısında ülkemizin güvenliğinin, geleceğinin ve enerji bağımsızlığının mutlak surette korunması gerektiğine inanıyoruz.

Evet, iklim krizi karşısında adil dönüşüm hamlesini erteleyerek yeşil dönüşüm planlamasında hata yapıyoruz sayın milletvekilleri. Bugün, Soma'da, Tavşanlı'da, Zonguldak'ta kömür ekonomisi küçülüyor giderek. Asıl mesele, kömür kentlerinde sosyoekonomik bir dönüşümün olup olmayacağı değil planlı mı plansız mı gerçekleşeceğidir. Biz bu kentleri kaderine terk edemeyiz, kömür kentlerinin geleceğini planlamalıyız. Onların küçülmesini değil iklim değişikliğiyle mücadele ederek dönüşmesini sağlamalıyız. Zira kömür ekonomisi çözülürken bu kentlerdeki binlerce maden işçisi, o işçilerin aileleri, o ilçelerdeki esnaflar ne yapacak? Görüyorsunuz maden işçilerinin nümayişlerini ve uğradıkları haksızlıklar karşısında seslerini duyurmak için itilip kakılmalarını. Yeni mesleki beceriler, yeni yatırımlar, yeni fabrikalar nerede? Biz İYİ Parti olarak, geçen ay, bu insanlarımız mağdur olmasın diye Meclis araştırması önergesi verdik. Ne yazık ki bu önerge Cumhur İttifakı'nın oylarıyla reddedildi. Soruyorum size: İklim Zirvesi öncesinde dünyayı buraya toplayacakken Meclis olarak en çok konuşmamız gereken konu adil dönüşüm değil midir?

Değerli milletvekilleri, zirve bittikten sonra acaba bu Meclis iklim değişikliğiyle mücadele için bahsettiğimiz yasaları çıkaracak mı? Türkiye Büyük Millet Meclisi ekim ayında açılacak, zirve ise kasım ayında; önümüzde kritik bir zamanlama var. Gelin, bu defa ezber bozalım. Türkiye'nin iklim, tarım, su, enerji ve sosyal kalkınma politikalarını bir arada yeniden şekillendirecek bir yasama gündemi olsun. Gelin, Meclis bünyesinde geçici statüde COP31 izleme komisyonu kuralım. Bu, tüm zirve sürecinde, yasalar bazında ihtiyaç duyulan reform takvimini titizlikle takip etmeye de bir yol açacaktır. COP31'i ülkemiz için sadece bir imaj ve reklam projesi olmaktan çıkaralım; onu suyun, toprağın, işçinin, sanayicinin ve halkın tüm kesimlerinin somut kazancına dönüştürecek tarihî bir yasama hamlesiyle taçlandıralım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ŞENOL SUNAT (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

"İklim Zirvesi sonunda Türkiye'de ne değişecek?" diye sorduklarında "Bu zirvenin mirası beton binalar değil kalıcı reformlar oldu." diyebilelim. COP31'in başarısını sadece ev sahipliğimizle değil Soma'da, Tavşanlı'da, Zonguldak'ta ve diğer kömür kentlerinde kaç yeni umut kapısı açıldığıyla ölçelim diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)

Kaynak: www.tbmm.gov.tr · 14 Ekim 2026 tarihinde alındı · Genel Kurul konuşmaları listesi

Kaynak: www.tbmm.gov.tr · 14 Ekim 2026 tarihinde alındı · Konuşma metni